Yazılım sektörü ve destekler
Türkiye’nin destek mimarisi yazılım sektörü için alışılmadık ölçüde cömerttir — doğru kurgulandığında. Teknopark istisnalarından TÜBİTAK Ar-Ge desteklerine, Ar-Ge merkezi teşviklerinden bilişim ihracatı programlarına uzanan bir zincir var; ama her halkanın kendi şartları, kendi başvuru dili ve kendi bakım yükü bulunuyor. Yazılım şirketlerinin en sık hatası, bu zinciri tek tek değil bütün olarak kurgulamamak: teknoparka girip TÜBİTAK’ı ıskalamak, Ar-Ge yapıp adını koymamak.
Bu sektörde öne çıkan destek başlıkları
- Teknopark — yazılım kazançlarında gelir/kurumlar vergisi istisnası, personel vergi teşvikleri ve kapsam dahilindeki yazılım teslimlerinde KDV istisnası; sektörün taşıyıcı kolonu.
- TÜBİTAK 1501/1507 — yeni ürün, platform ve teknoloji geliştirme projeleri; yazılım projeleri değerlendirmede güçlü bir yer tutar.
- Ar-Ge merkezi — sürekli geliştirme ekibi çalıştıran yazılım şirketlerinde teşvikleri kurumsallaştıran yapı; teknopark dışında kendi ofisinde büyüyenler için.
- KOSGEB — erken aşama ve büyüme dönemindeki bilişim KOBİ’lerinin yatırımları; teknoloji odaklı programlar.
Hangi aşamada hangi kapı?
Erken aşama bir girişim için teknopark + KOSGEB ikilisi doğal başlangıçtır; ürünleşmiş ve ekip büyüten bir şirket için TÜBİTAK projeleri ve Ar-Ge merkezi devreye girer; yurt dışına açılma aşamasında ise bilişim ihracatı destekleri konuşulur. Yanlış sıralama — örneğin hazır olmadan Ar-Ge merkezi başvurusu — zaman ve itibar maliyeti doğurur; doğru sıralama her aşamanın teşvikini bir sonrakine basamak yapar.
ANC’nin bakışı
Yazılımda teşvik işi bir kez alınan belge değil, yaşayan bir uyum sürecidir: teknopark muafiyetinin doğru uygulanması, personel kayıtlarının düzeni, proje dosyalarının değerlendirici diliyle yazılması. Kurucumuzun uzmanlık sektörleri arasında yazılımın da olması tesadüf değil — mühendislik dilini mevzuat diline çevirmek, bu sektörde günlük işimiz.